17 Ocak 2009 Cumartesi
GALİF
“Hayalin hayalle tasarısı”
Hayalin düşünceye , düşüncenin sanata döndüğü ilk tasarıdır, galif… Çocukça ama devasa …
Yaparken yapılanan, kurarken kurgulanan hayali tasarlarken gerçek bir inşadır; “bir hayali kurgulamak”
Kaçımızın dimağında yoktur ki bu tümceler; “Gel, galif oynayalım – Gel, galif yapalım.”
Çocukça bir masal, çocukça bir hayal ama devasa bir paylaşıma birlikte imza atma davetidir “gel” ile başlayan bu tümceler.
Birlikte tasarlamak, düşünmek, inşa etmek! Birlikte, beraber “biz” duygusuna temel bir tasarıdır bu davet.
“Beraber.”
Her şey bu kelimede gizlidir.
Tüm acabaları, korkuları, erinmeleri yenerek fütursuz bir gayretle hayalleri birleştirmektir bu giz. Beraber karar vermek, beraber yola çıkmaktır.
“Beraber”
Beraber emeklemek, beraber adım atmak, birlikte başarmaktır. Bir’likte çok olmaktır.
Hayalini koymaktır bir hayalin altına. Hatta elini koymaktır bir hayalin altına. Taban ya da tavan olmaktır; hayale, kurguya, inşaya. Elini koymaktır taşın altına…
Yaslamaktır hayali hayale, düşünceyi düşünceye. Bir’ken iki olmaktır; iki iken bir olmaktır. Bir’den “birlik” olmaktır.
Hiç’i var, var’ları güç yapmaktır. Güce hayran kalmaktır. Hayata yapılan en büyük müdahale, aşılan en büyük merhaledir galif.
Her şey bir hayal, bir kurgudur oysa. Zihinde tasarlanan, gerçekleşmesi düşlenen, düşünceden maharete dönüşen bir gerçektir galif yapmak.
İnsan eli değer değmez vücut bulan, şekillenen, alın terine dönüşen bir emektir galif yapmak. Umuda uzanmaktır, ermektir enginlere.
Büyütmeye çalışmaktır. Büyümeye başlamaktır.
Öyleyse! Yıkmayalım galifleri, kırmayalım umutları!
Kim büyüyebilir ki; hayaller küçülürken …
“Gelin galif yapalım”
Yasemin AKTAŞ, Temmuz 2008
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder