17 Ocak 2009 Cumartesi

Zordur Karayoluyla Karadeniz’e varmak!

Zordur Karayoluyla Karadeniz’e varmak!

Zordur kara yoluyla Karadeniz’e varmak; kıvrıla kıvrıla uzayan yollarda uzar hayalleriniz, özlemleriniz, hasretleriniz, beklentileriniz, görsel zenginlik karşısındaki doyumsuzluğunuz...

8 yıldır yapmadığım bir şey yaparak, İstanbul'dan Trabzon’ a maksatlı olarak bir çok kişi gibi “yeni tünelleri görelim” diyerek otobüsle dönüşü seçtim. Hep içinde olduğumuz, içinde soluk aldığımız, o eşsiz zenginliğimiz Karadeniz’e dıştan yeniden kavuşacak olmanın taze heyecanı yüreğimde…

Daha otobüse biner binmez bu heyecan kuvvetle konuşlandı yüreğime. Konuşlandı ama konuk kaldı! Buruk bir özlem, garip bir serzeniş, acıtan bir hayal kırıklığı ile komşu, bir çok duyguyla konuk, sarmal bir heyecan!

Yol boyu Anadolu’ya varacak olmanın mutluğu yüreğimde henüz tazeyken geçtik Anadolu’nun eşsiz güzellikteki illerinden. Bir çok renk bir çok imge, bir çok fotoğraf “iz” taşıdı dimağıma…


Dimağımı yokladım önce şöyle bir, yeşil Karadeniz’in yemyeşil bir cümbüşe dönüşen yolunu anımsadım… Sonra ise bir yeşilden bir yeşile geçerken yüreğime serpiştirdiği yaşama dair yeşil umutları, hayalleri, idealleri…

Yol alıyorduk “Yeşil Karadeniz”e doğru… Neler geçmiyor ki aklımdan!

“Yolculuk esas şimdi haz verecek” diyordum kendime, bir yeşilden bir yeşile geçerken…

Ama çok geçmeden anlıyorum ki işgale uğrayacakmış dimağım! Zindan karası tüneller oyulacakmış meğer yeşil düşlerime…

Artık Karadeniz’e varmak kara, kapkara tünellerle hissedilmeden olacakmış meğer… Yemyeşil ilçelerin içine kara tüneller işlenmiş meğer yavaşça “hız”lı bir gayeyle!

İlçelerden kıvrıla kıvrıla yol aldığımız, gözümüzde demlediğimiz her dem yeşil bulduğumuz Karadeniz’e artık içerilerden kara bir tav ile varmak zorundaymışız meğer… “Hız” lı ama “iz” siz.

Karadeniz’e dair hiçbir iz taşımayan bu tünellerden, hiçbir iz alamayan yüreklerle, Karadeniz’in kara yazgısına doğru yol alırken “iki tünel arası bir huzme ışık” dileyecekmişiz meğer…

İki tünel arası bir huzme ışık!

Ajanslar not düşse de bu yol ile elde edilen karı, dinmez artık Karadeniz’in, Karadenizli’ nin efkarı!

Tünellerle derin oyulan yüreğinizden derinden bir ses yükselir artık;

Karadeniz’in Karası’na kapkara varılacaktır artık! Diye.

Kışın bile sizi yeşil karşılamak için yapraklarını her dem yeşil saklayan Karayemiş’e(Taflan’a) haksızlık değil midir bu!

Tek yol bumuydu sizce!

Yeşile kara çalmak mı!

Zor muydu Karadeniz’e Karayoluyla varmak!



Yasemin AKTAŞ, Eylül 2008

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder